
Bağlanma Teorisi - Duygu Odaklı Terapi ile Sunduğum Çerçeve
İnsan varoluşu, doğası gereği bağ kurmaya ihtiyaç duyar. Bağlanma teorisi, bakım verenlerimizle erken dönem ilişkilerimizin duygusal dünyamız, bağlanma ihtiyaçlarımız ve ilişkilerimiz üzerindeki uzun süreli etkilerini anlamamıza yardımcı olur.
Bağlanma ihtiyacı, bir başkasına duygusal olarak yakın olma, güven duyma ve destek alma isteğini ifadeler. Bağlanma teorisine göre, özellikle çocuklukta bakım verenle kurulan güvenli bağlanma ilişkisi, dünyayla temasımızda kendimize ve ötekine nasıl yaklaştığımızı, ilişkilerde kendimizi ifade edişimizi; güven, yakınlık ve aidiyet gibi temel bağlanma ihtiyaçlarımızı deneyimleme şeklimizi etkiler. Kritik gelişimsel dönemlerde bağlanma ihtiyaçları karşılanmadığında kişinin hem kendine hem de başkalarına dair temel inançlarını ve ilişkisel dünyasını şekillendirir.
Karşılanmamış bağlanma ihtiyaçlarımız; ilişkilerde tekrarlayan sorunlara (güvensizlik, değersizlik, reddedilme hassasiyeti, terk edilme korkusu gibi zorluklar) yol açabilir ve muhakememizi etkileyerek kararlarımızın otantikliğini değiştirebilir.
Danışanlarımın içinde sıkıştıkları bu içsel ve ilişkisel döngülerini keşfetmelerine ve yeni stratejiler geliştirerek bu ihtiyaçlara sahip çıkabilme cesaretine Duygu Odaklı Terapi tekniklerini kullanarak alan açıyorum.